Bir kişinin, eski sevgilisine 'Benden özür dilemezsen özel fotoğraflarımızı internette yayarım' demesi, Yargıtay tarafından neden şantaj (TCK m. 107) değil, tehdit (TCK m. 106) suçu olarak nitelendirilmiştir? Bu iki suçun ayrımında 'yarar sağlama amacı'nın rolü nedir?
Yargıtay 4. Ceza Dairesi'nin 2019/5282 K. sayılı kararında bu tür bir olay, tehdit olarak değerlendirilmiştir. Bunun temel sebebi şudur: Şantaj suçunun (TCK m. 107/2) oluşabilmesi için failin, mağdurun şeref ve saygınlığına zarar verecek bir hususu açıklama tehdidiyle, kendisine veya başkasına 'haksız bir yarar sağlamak' amacıyla hareket etmesi gerekir. Bu yarar, para, mal gibi maddi bir menfaat olabileceği gibi, cinsel ilişki talebi gibi maddi olmayan bir menfaat de olabilir. Verilen örnekte ise fail, maddi veya manevi bir 'yarar' elde etmeyi değil, sadece manevi bir tatmin olan 'özür dileme' eylemini istemektedir. Özür dileme, TCK m. 107 anlamında bir 'yarar' olarak kabul edilmemektedir. Bu nedenle, eylem haksız bir yarar sağlama amacı taşımadığından şantajın unsurlarını oluşturmaz, ancak özel hayatın gizliliğini ihlal edeceğine yönelik bir korkutma içerdiği için tehdit suçunu oluşturur.