Velayet davalarında, idrak çağındaki (ayırt etme gücüne sahip) bir çocuğun görüşünün alınması zorunlu mudur? Yargıtay'a göre bu ilkenin amacı nedir ve çocuğun görüşü hakim için bağlayıcı mıdır? Pedagog raporunun bu süreçteki rolü nedir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #154044

Evet, velayet kendisini ilgilendiren bir konu olduğu için, idrak çağındaki çocuğun görüşünün alınması, başta BM Çocuk Hakları Sözleşmesi ve TMK m. 339/3 olmak üzere temel bir ilkedir ve Yargıtay tarafından bir zorunluluk olarak kabul edilmektedir. Bu ilkenin amacı, çocuğun 'üstün yararını' en doğru şekilde tespit etmektir. Ancak çocuğun beyanı, hakimi bağlayıcı nitelikte değildir. Hakim, çocuğun görüşünü önemli bir delil olarak değerlendirir fakat nihai kararı, çocuğun fiziksel, zihinsel, ahlaki ve sosyal gelişimi için en uygun ortamı kimin sağlayacağını göz önünde bulundurarak, tüm delilleri (tarafların durumu, sosyal inceleme raporu vb.) birlikte değerlendirerek verir. Pedagog raporu, çocuğun görüşünün sağlıklı bir ortamda alınmasını, çocuğun psikolojik durumunun ve beyanlarının samimiyetinin değerlendirilmesini sağlayarak hakime yol gösteren kritik bir uzman delilidir.