Mala zarar verme suçunun (TCK m. 151) taksirle işlenmesi mümkün müdür? Yargıtay 17. Ceza Dairesi'nin 2017/3079 E. sayılı kararında, çalınan kabloları yakarken çıkan yangın sonucu oluşan zarar, neden bu suç kapsamında değerlendirilmemiştir?
Hayır, TCK m. 151'de düzenlenen mala zarar verme suçu, manevi unsur olarak 'kast' gerektiren bir suçtur. Kanunda bu suçun taksirli hali düzenlenmemiştir. Dolayısıyla, bir kimsenin taksirli (dikkatsiz ve özensiz) bir davranışı sonucu başkasının malına zarar vermesi, ceza hukuku anlamında bu suçu oluşturmaz; ancak hukuk mahkemelerinde bir tazminat sorumluluğu doğurabilir. Yargıtay'ın ilgili kararında, çocukların amacının yurttaki hamama veya bahçedeki eşyalara zarar vermek olmadığı, asıl amaçlarının çaldıkları kabloları yakarak eritmek olduğu kabul edilmiştir. Yangın ve bunun sonucunda oluşan zarar, çocukların istediği bir netice değil, taksirli davranışları sonucu ortaya çıkan istenmeyen bir sonuçtur. Fiilde 'zarar verme kastı' bulunmadığı için, mala zarar verme suçunun manevi unsuru oluşmamıştır. Bu nedenle Yargıtay, bu suçtan verilen mahkumiyet kararının hukuka aykırı olduğuna ve çocukların bu suçtan beraat etmeleri gerektiğine karar vermiştir.