Suça sürüklenen çocukların, yurtta çaldıkları kabloları yakmak isterken taksirle hamamda ve bahçede iki ayrı yangına sebep olmaları, Yargıtay 17. Ceza Dairesi'nin 2017/3079 E. sayılı kararında hangi suçlar kapsamında değerlendirilmiştir? Mahkemenin 'kasten yangın çıkarma' (TCK m. 170) ve 'mala zarar verme' (TCK m. 151) suçlarından mahkumiyet kararı vermesi neden hukuka aykırı bulunmuştur?
Yargıtay, bu eylemleri 'taksirle yangına neden olma' (TCK m. 171) suçu kapsamında değerlendirmiştir. Mahkemenin kararları şu nedenlerle hukuka aykırı bulunmuştur: 1) Mala Zarar Verme Suçu Yönünden: Mala zarar verme suçu, ancak 'kasten' veya 'olası kastla' işlenebilir. Taksirle işlenmesi mümkün değildir. Olayda çocukların amacının hamama veya bahçeye zarar vermek değil, sadece çaldıkları kabloları yakmak olduğu, yangının ise öngörülebilir ancak istenmeyen bir netice olarak ortaya çıktığı kabul edilmiştir. Bu durum, kastın değil, taksirin varlığını gösterir. Bu nedenle taksirle işlenemeyen mala zarar verme suçundan mahkumiyet kurulamaz, beraat verilmelidir. 2) Kasten Yangın Çıkarma Suçu Yönünden: Kasten yangın çıkarma (TCK m. 170) suçu da özel kast gerektirir. Failin, genel güvenliği tehlikeye sokacak bir yangın çıkarmayı bilmesi ve istemesi gerekir. Olayda çocukların savunmaları ve olayın gelişimi, amaçlarının oyun oynamak veya kabloları eritmek olduğunu, büyük bir yangın çıkarmak olmadığını göstermektedir. Eylemleri 'taksir' düzeyinde kaldığı için, daha ağır olan kasten yangın çıkarma suçundan değil, TCK m. 171'de düzenlenen 'taksirle yangın suçundan' hüküm kurulması gerektiği belirtilmiştir. Bu nedenle fazla ceza tayini yapıldığı sonucuna varılmıştır.