Bir sanıkta ele geçirilen uyuşturucu maddenin miktarı kişisel kullanım sınırının altında olmasına rağmen, yanında 'madde bulaşıklı hassas terazi' bulunması, suç vasfının belirlenmesinde nasıl bir rol oynar?
Bu durum, suç vasfının 'kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma' (TCK m. 191) suçundan, 'uyuşturucu madde ticareti yapma' (TCK m. 188) suçuna dönüşmesine neden olan çok kuvvetli bir delildir. Yargıtay'ın yerleşik kararlarına göre, hassas terazi, uyuşturucu maddenin küçük gramajlara ayrılarak satılmasında kullanılan tipik bir araçtır. Bir kullanıcının, kullanacağı maddeyi bu kadar hassas bir şekilde ölçme ihtiyacı hayatın olağan akışına aykırı kabul edilir. Bu nedenle, ele geçirilen uyuşturucu miktarı kişisel kullanım sınırları içinde kalsa dahi, hassas terazinin varlığı, sanığın uyuşturucuyu satmak veya başkasına vermek amacıyla bulundurduğuna dair güçlü bir karine oluşturur. Sanığın bu karineyi çürütecek makul bir açıklama getirememesi (örneğin, kuyumcu olduğunu ve teraziyi bu nedenle taşıdığını ispatlayamaması) halinde, fiil ticaret suçu olarak nitelendirilecektir.