Yargıtay 1. Hukuk Dairesi'nin 2013/16655 E. sayılı kararında, davacının şufa davası açtığı payın, başka bir davada davalının kabulü ile üçüncü bir kişi adına tescil edilmesi üzerine, şufa davası açan davacının bu ikinci kararın iptalini HMK m. 376'ya göre talep etme hakkı neden reddedilmiştir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #154002

Mahkeme ve Yargıtay, davacının bu talebini reddetmiştir çünkü davacı, HMK m. 376'da sayılan kişilerden değildir. HMK m. 376, hükmün iptalini talep etme hakkını 'davanın taraflarından birisinin alacaklıları' veya 'aleyhine hüküm verilen tarafın yerine geçenler (halefler)' ile sınırlandırmıştır. Karardaki olayda davacı, iptalini istediği tapu iptal ve tescil davasının tarafı değildir. Aynı zamanda, o davada aleyhine hüküm verilen İzzet Aybal'ın ne 'alacaklısı' ne de 'halefi' konumundadır. Davacı, sadece şufa hakkı sahibi olduğu payla ilgili bir menfaati olan üçüncü bir kişidir. Kanun, menfaati olan her üçüncü kişiye değil, sadece belirli sıfatları taşıyan (alacaklı/halef) üçüncü kişilere bu olağanüstü kanun yoluna başvurma hakkı tanımıştır. Bu nedenle, davacının aktif husumet ehliyeti bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesi hukuka uygun bulunmuştur.