Bir kişinin, kendisine karşı işlenmekte olan şantaj suçunu ispatlamak amacıyla, karşı tarafın bilgisi ve rızası dışında ses veya görüntü kaydı alması, TCK m. 133 (konuşmaların dinlenmesi ve kayda alınması) veya m. 134 (özel hayatın gizliliğini ihlal) kapsamında bir suç oluşturur mu? Yargıtay 12. CD., 2013/26087 E. sayılı kararı bu konuda hangi hukuka uygunluk nedenini kabul etmektedir?
Oluşturmaz. Yargıtay'ın ilgili kararında da belirtildiği gibi bu durum, hukuka uygun kabul edilir. Normalde bir kişinin konuşmasını veya görüntüsünü rızası dışında kaydetmek suçtur. Ancak Yargıtay, bu kuralın istisnaları olduğunu kabul etmektedir. Kişinin, kendisine karşı işlenmekte olan ve başka türlü ispatlama imkanı bulunmayan bir suçu (şantaj, tehdit, hakaret, cinsel saldırı gibi) belgelemek ve bu delili yetkili makamlara sunmak amacıyla yaptığı kayıtlar, hukuka aykırı sayılmaz. Bu durum, doktrinde ve Yargıtay kararlarında genellikle 'zorunluluk hali' (TCK m. 25/2) veya 'meşru savunma' (TCK m. 25/1) kapsamında bir hukuka uygunluk nedeni olarak değerlendirilmektedir. Fail, kendisinin veya başkasının bir hakkına (onur, şeref, malvarlığı) yönelik haksız bir saldırıyı defetmek ve bu saldırıyı ispatlamak için bu eylemi gerçekleştirmektedir. Kaybolma olasılığı bulunan bir kanıtı güvence altına alma amacı, eylemi hukuka uygun hale getirir. Bu nedenle, bu şekilde elde edilen ses veya görüntü kaydı hem hukuka uygun bir delildir hem de bu kaydı yapan kişi suç işlemiş olmaz.