Şantaj (TCK m. 107) ve Tehdit (TCK m. 106) suçları arasındaki temel fark, özellikle failin kullandığı 'araç' ve güttüğü 'amaç' açısından nedir? 'Hakkı olan bir şeyi yapacağını' veya 'yükümlü olduğu bir şeyi yapmayacağını' söyleyerek menfaat temin etmeye çalışmak hangi suçu oluşturur?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #153962

Şantaj ve tehdit suçları arasındaki temel farklar şunlardır: 1) Amaç: Tehdit suçunda amaç, mağduru korkutmak, endişeye sevk etmektir. Belirli bir yarar sağlama amacı zorunlu bir unsur değildir. Şantaj suçunda ise temel amaç, mağduru 'kanuna aykırı veya yükümlü olmadığı bir şeyi yapmaya veya yapmamaya ya da haksız bir yarar sağlamaya zorlamaktır'. Yani şantajda bir menfaat temini veya iradeyi belirli bir yönde zorlama amacı vardır. 2) Kullanılan Araç: Tehdit suçunda fail, mağdurun hayatına, vücut bütünlüğüne veya malvarlığına yönelik bir kötülük yapacağını bildirir. Şantaj suçunda ise kullanılan araç daha özeldir. TCK m. 107/1'e göre fail, 'hakkı olan veya yükümlü olduğu bir şeyi yapacağından veya yapmayacağından bahisle' mağduru zorlar. Örneğin, 'Borcunu ödemezsen seni icraya veririm' demek tehdit veya şantaj değil, yasal bir hakkın kullanımıdır. Ancak, 'Bana 5.000 TL vermezsen, daha önce yaptığın usulsüzlüğü vergi dairesine ihbar ederim' demek, ihbar etme bir hak veya yükümlülük olsa bile, bunu haksız bir çıkar elde etmek için koz olarak kullanmaktır ve TCK m. 107/1'deki şantaj suçunu oluşturur. TCK m. 107/2'de ise, mağdurun şeref veya saygınlığına zarar verecek nitelikteki hususların açıklanacağı veya isnat edileceği tehdidiyle yarar sağlamaya çalışmak düzenlenmiştir. Bu durum da şantajdır. Özetle, yasal bir hakkı koz olarak kullanarak haksız menfaat temini şantajdır.