TCK m. 239'da düzenlenen 'Ticari Sır, Bankacılık Sırrı veya Müşteri Sırrının Açıklanması' suçu ile 5411 sayılı Bankacılık Kanunu'nun 159. maddesinde düzenlenen 'sırların açıklanması' suçu arasındaki ilişki nedir? Bir banka çalışanının, müşteri sırrı niteliğindeki bilgileri açıklaması halinde hangi kanun hükmü uygulanmalıdır? Bu durumu 'kanunların içtimaı' ve 'özel normun önceliği' ilkesi çerçevesinde açıklayınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #153960

Bu iki suç arasında 'özel norm - genel norm' ilişkisi vardır. TCK m. 239, her türlü ticari, bankacılık veya müşteri sırrının açıklanmasını düzenleyen 'genel norm' niteliğindedir. 5411 sayılı Bankacılık Kanunu'nun 73/3 ve 159. maddeleri ise, özel olarak 'bankacılık faaliyeti' sırasında, sıfat ve görevleri dolayısıyla öğrenilen bankalara veya müşterilerine ait sırların açıklanmasını düzenleyen 'özel norm' niteliğindedir. 'Kanunların içtimaı' durumunda, yani bir fiilin birden fazla kanun hükmünü ihlal ediyor gibi göründüğü hallerde, 'özel normun önceliği' (lex specialis derogat legi generali) ilkesi uygulanır. Özel norm, genel normun tüm unsurlarını taşımakla birlikte, kendine özgü ek unsurlar (failin banka çalışanı olması, sırrın bankacılık faaliyetiyle ilgili olması gibi) içerir. Yargıtay 5. Ceza Dairesi'nin 2015/16810 K. sayılı kararında da belirtildiği gibi, bir banka çalışanının, görevi dolayısıyla öğrendiği müşteri bilgilerini açıklaması fiiline, genel nitelikteki TCK m. 239 değil, özel nitelikteki 5411 sayılı Bankacılık Kanunu'nun ilgili maddeleri (m. 73/3 delaletiyle m. 159) uygulanmalıdır.