Belirli süreli iş sözleşmesi ile çalışan bir işçinin, sözleşme süresinin dolmasıyla iş akdinin sona ermesi halinde kıdem tazminatına hak kazanıp kazanamayacağını, 1475 sayılı İş Kanunu'nun 14. maddesi ve Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 2014/22-391 E. sayılı kararı çerçevesinde açıklayınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #153948

Kural olarak, belirli süreli iş sözleşmesinin, kararlaştırılan sürenin dolmasıyla kendiliğinden sona ermesi halinde işçi kıdem tazminatına hak kazanamaz. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 2014/22-391 E. sayılı kararında da bu ilke teyit edilmiştir. Gerekçesi şudur: 1475 sayılı İş Kanunu'nun halen yürürlükte olan 14. maddesi, kıdem tazminatına hak kazandıran sona erme hallerini sınırlı sayıda (tahdidi) saymıştır. Bu haller arasında, 'belirli süreli iş sözleşmesinin sürenin bitimiyle sona ermesi' durumu yer almamaktadır. Sözleşmenin süresinin bitimi, bir 'fesih' değildir; tarafların başlangıçtaki ortak iradeleriyle kararlaştırılmış bir sona erme halidir (infisah). Dolayısıyla ortada işveren tarafından yapılmış bir fesih olmadığından, 14. maddenin aradığı temel koşul gerçekleşmemektedir. Ancak, belirli süreli iş sözleşmesi, süresi dolmadan önce işveren tarafından haksız bir nedenle feshedilirse veya işçi tarafından haklı bir nedenle feshedilirse, bu durumlarda (diğer şartlar da varsa) kıdem tazminatı hakkı doğar. Önemli olan, sona erme nedeninin 14. maddede sayılan hallerden birine girmesidir.