CMK m. 148/4 uyarınca, şüphelinin kollukta avukatı (müdafii) hazır bulunmaksızın yaptığı ikrarın hukuki akıbeti nedir? Bu ikrarın daha sonra mahkeme huzurunda doğrulanmaması halinde delil değeri var mıdır?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #153937

CMK m. 148/4, 'Müdafi hazır bulunmaksızın kollukça alınan ifade, hâkim veya mahkeme huzurunda şüpheli veya sanık tarafından doğrulanmadıkça hükme esas alınamaz.' hükmünü amirdir. Bu hüküm, 'yasak delil' niteliğinde bir düzenlemedir ve adil yargılanma hakkının bir gereğidir. Buna göre, şüphelinin kollukta avukatı olmaksızın yaptığı ikrarı içeren ifade tutanağı, tek başına bir delil değeri taşımaz. Eğer şüpheli/sanık, daha sonra savcılıkta veya mahkeme huzurunda (hakim önünde) bu ikrarını tekrarlar veya doğrularsa, o zaman bu yeni beyanı delil olarak değerlendirilebilir. Ancak, sanık mahkeme huzurunda kolluktaki ikrarını reddederse veya susma hakkını kullanırsa, avukatsız alınmış olan o ilk ikrar, 'hükme esas alınamaz'. Yani, mahkeme mahkumiyet kararının gerekçesinde bu ikrara dayanamaz. Bu kural, ikrarın özgür iradeye dayanıp dayanmadığına ilişkin şüpheleri ortadan kaldırmayı ve savunma hakkını güvence altına almayı amaçlar.