Tasarrufun iptali davası ile HMK m. 376'da düzenlenen üçüncü kişilerin hükmün iptalini talep etmesi yolu arasındaki ilişkiyi, Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin 2014/9087 E. sayılı kararını esas alarak açıklayınız. Mahkeme ilamına dayalı bir tescil işlemine karşı tasarrufun iptali davası açılabilir mi?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #153921

Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin ilgili kararında belirttiği üzere, ilke olarak taraflar arasındaki bir anlaşmazlığı hükme bağlayan nizalı bir yargı kararına (ilama) karşı tasarrufun iptali davası açılamaz. Ancak, tarafların iradelerinin uygunluğu ile, yani anlaşarak (muvazaalı olarak) bir mahkeme hükmü elde etmeleri halinde, ortada gerçek anlamda nizalı bir yargıdan bahsedilemez. Bu durumda, borçlu, alacaklısından mal kaçırma amacına uygun bir mahkeme kararı elde etmiş olur. Kararda, davacının asıl amacının tescile ilişkin mahkeme hükmünün değil, bu hükme dayanak olan taşınmaz devrine ilişkin tasarrufun iptali olduğu vurgulanmıştır. Yargıtay, bu tür durumların İİK'deki tasarrufun iptali davası ile HMK m. 376'daki yargılamanın yenilenmesi yolunun aynı amaca hizmet ettiğini belirtmiştir. Dolayısıyla, bir tescil işlemi mahkeme ilamına dayansa bile, eğer bu ilam tarafların alacaklıdan mal kaçırma amaçlı hileli anlaşmasına dayanıyorsa, bu ilama konu tasarrufa karşı tasarrufun iptali davası açılabilir. Mahkemenin, işlemin ilama dayalı olduğu gerekçesiyle davayı reddetmesi hukuka aykırı bulunmuştur.