Bir sanıkta ele geçirilen 577 gram esrar maddesinin 'kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma' suçu kapsamında değerlendirilmesinde, Yargıtay 20. Ceza Dairesi'nin 2015/1538 E. sayılı kararında hangi çelişkili deliller bir arada değerlendirilmiştir ve mahkemenin 'uyuşturucu madde ticareti yapma' suçundan hüküm kurması neden bozulmuştur?
Yargıtay'ın ilgili kararında, Sağlık Kurulu Raporu ile sanığın kan tahlili sonuçları arasında bir çelişki bulunmaktadır. Sağlık Kurulu Raporu'nda sanığın 'uyuşturucu madde bağımlılığının olmadığı' belirtilirken, suç tarihinden sadece 5 gün sonra yapılan kan tahlilinde 'uyuşturucu maddeye rastlandığı' tespit edilmiştir. Bu durum, sanığın en azından kullanıcı olduğunu göstermektedir. Yargıtay, bu çelişkiyi sanık lehine yorumlamıştır. Ele geçirilen 577,10 gram esrar miktarının kişisel kullanım sınırları içinde kalması ve sanığın en azından kullanıcı olduğunun kanıtlanması karşısında, bu maddeyi 'kullanma dışında bir amaç için (ticaret gibi) bulundurduğuna ilişkin, savunmasının aksini ispatlayan, kuşkudan uzak, yeterli ve kesin delil bulunmadığı' sonucuna varmıştır. Mahkemenin, sadece miktara veya bağımlı olmadığına dair rapora dayanarak ve kan tahlilini göz ardı ederek ticaret suçundan hüküm kurması, 'şüpheden sanık yararlanır' ilkesine aykırı bulunmuş ve bu nedenle karar bozulmuştur.