Bir trafik kazasında, hem davalı araç sürücüsü hem de dava dışı bir üçüncü kişi (örneğin karayolları idaresi) kusurlu ise, davacı zararının tamamını sadece davalı araç sürücüsü ve işleteninden talep edebilir mi? Bu durumda mahkemenin, tazminat hesabında dava dışı kişinin kusur oranını dikkate alarak davalıların sorumluluğunu sınırlaması hukuka uygun mudur?
Davacı, zararının tamamını sadece davalı araç sürücüsü ve işleteninden talep edebilir. Mahkemenin, tazminat hesabında dava dışı üçüncü kişinin kusur oranını dikkate alarak davalıların sorumluluğunu sınırlaması hukuka uygun değildir. Bu durum, 'müteselsil sorumluluk' (birlikte sorumluluk) ilkesinin bir gereğidir. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu m. 88, bir motorlu aracın katıldığı bir kazada üçüncü kişinin uğradığı zarardan dolayı birden fazla kişi tazminatla yükümlü ise, bunların 'müteselsil olarak sorumlu' tutulacağını düzenler. Bu, zarar görenin, alacağını tahsilde kolaylık sağlamak amacıyla getirilmiş bir kuraldır. Zarar gören, dilerse tüm sorumlulara birlikte, dilerse sadece birine veya birkaçına karşı dava açarak zararının tamamının tazminini isteyebilir. Davalı olan müteselsil sorumlu, 'diğer sorumlu olan dava dışı kişinin de kusuru var, ben sadece kendi payımı öderim' diyemez. Davalı, zararın tamamını ödedikten sonra, kendi payını aşan kısım için kusuru oranında diğer sorumluya (örneğimizde karayolları idaresine) rücu etme hakkına sahiptir. Mahkemenin, davacının talebini, dava dışı kişinin kusur oranını düşerek kısmen kabul etmesi, müteselsil sorumluluk ilkesine aykırı olur ve bozma sebebidir (Bkz: YHGK 2023/1059 E.).