Birden fazla kişinin sorumlu olduğu bir haksız fiilde (örneğin trafik kazası), sorumlulardan birinin dava dışı olması, davalı olan diğer müteselsil sorumluların sorumluluğunu nasıl etkiler? Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 2023/1059 E. sayılı kararındaki uyuşmazlıkta, davalıların 'dava dışı işverenin kusurundan sorumlu tutulamayacakları' yönündeki savunması neden kabul edilmemiştir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #153876

Müteselsil sorumluluk ilkesi gereğince, davalılardan birinin dava dışı olması, davalı olan diğer müteselsil sorumluların sorumluluğunu etkilemez. Zarar gören (davacı), zararının tamamını dilediği bir müteselsil sorumluya veya birkaçına karşı açacağı dava ile talep etme hakkına sahiptir (BK m. 142, TBK m. 163). Davalı müteselsil sorumlu, zarar görene karşı 'Ben sadece kendi kusurum oranında sorumluyum, kalan kısım için dava dışı diğer sorumluya git' şeklinde bir savunma yapamaz. Bu, müteselsil sorumluluğun doğasına aykırıdır. Davalı, zararın tamamını davacıya ödemekle yükümlüdür. Ödeme yaptıktan sonra, kendi kusurunu aşan kısım için, dava dışı olan diğer sorumluya 'rücu davası' açarak payını talep edebilir. Yargıtay HGK'nın 2023/1059 E. sayılı kararında da bu ilke uygulanmıştır. Mahkeme, davalı sürücü (%30) ve dava dışı işverenin (%50) kusurlu olduğu olayda, davacıya karşı her ikisinin de müteselsilen sorumlu olduğunu, bu nedenle davalıların, davacının zararının tamamından (kendi kusur payı düşüldükten sonra kalan %80'lik kısımdan) sorumlu olduğuna karar vermiş ve bu karar HGK tarafından onanmıştır. Davalıların savunması, iç ilişkide (rücu aşamasında) ileri sürülebilecek bir iddia olup, dış ilişkide (zarar görenle olan ilişkide) geçerli değildir.