İştirak nafakasının belirlenmesinde mahkemenin dikkate alması gereken temel kriterler nelerdir? Velayet kendisine verilen eşin maddi durumunun çok iyi olması, diğer eşin iştirak nafakası ödeme yükümlülüğünü tamamen ortadan kaldırır mı?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #153872

İştirak nafakasının belirlenmesinde mahkemenin dikkate alması gereken temel kriter, her zaman 'çocuğun üstün yararı'dır. Bu ilke çerçevesinde TMK ve Yargıtay içtihatlarına göre şu hususlar göz önünde bulundurulur: 1) Çocuğun İhtiyaçları: Çocuğun yaşı, eğitim durumu (devlet okulu/özel okul), sağlık giderleri, sosyal çevresi, giyim, barınma, beslenme gibi somut ve güncel ihtiyaçları. 2) Ebeveynlerin Mali Gücü: Nafaka yükümlüsü olan eş ile velayeti elinde bulunduran eşin gelirleri, malvarlıkları ve genel sosyo-ekonomik durumları. Bu durumlar 'hakkaniyet' ilkesi gereği bir denge içinde değerlendirilir. Velayet kendisine verilen eşin maddi durumunun çok iyi olması, diğer eşin iştirak nafakası yükümlülüğünü kural olarak tamamen ortadan kaldırmaz. Çünkü çocuğun bakım ve eğitim giderlerine katılmak, her iki ebeveyn için de bir 'yükümlülüktür'. Diğer eş, kendi mali gücü oranında bu giderlere katılmak zorundadır. Ancak, velayeti elinde bulunduran eşin geliri çok yüksek, nafaka yükümlüsünün geliri ise asgari düzeydeyse, mahkeme bu durumu göz önünde bulundurarak çok cüzi bir nafakaya hükmedebilir veya istisnai olarak, çocuğun ihtiyaçlarının velayet sahibi eş tarafından fazlasıyla karşılandığı ve diğer eşin ödeme gücünün hiç olmadığı durumlarda nafakaya hükmetmeyebilir. Ancak genel kural, her ebeveynin gücü oranında katılımıdır.