Ceza yargılamasında, internet üzerinden yapılan yazışmaların (WhatsApp, Facebook, e-posta vb.) ekran görüntüsü çıktıları tek başına delil olarak kabul edilebilir mi? Yargıtay'ın bu tür delillere yaklaşımı nasıldır ve bu delillerin hükme esas alınabilmesi için hangi ek araştırmaların yapılması gerektiğini belirtmektedir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #153858

Hayır, tek başına yeterli ve kesin delil olarak kabul edilmez. Ekran görüntüleri, kolayca üzerinde oynanabilen (manipüle edilebilen), sahte olarak oluşturulabilen ve kaynağı her zaman net olmayan verilerdir. Bu nedenle delil başlangıcı niteliğinde olsalar da, tek başlarına mahkumiyete esas alınamazlar. Yargıtay'ın yerleşik kararlarına göre (örneğin, 12. CD 2014/9243 E., 11. CD 2021/22476 E.), bu tür delillerin hükme esas alınabilmesi için şu ek araştırmaların yapılması gerekir: 1) Bilirkişi İncelemesi: Yazışmaların yapıldığı iddia edilen cihazlar (telefon, bilgisayar) üzerinde veya ilgili sosyal medya platformu/servis sağlayıcısından temin edilecek kayıtlar üzerinde, bilişim suçları alanında uzman bir bilirkişi tarafından inceleme yapılmalıdır. Bu inceleme, yazışmaların gerçekten var olup olmadığını, değiştirilip değiştirilmediğini, kim tarafından gönderildiğini doğrulamalıdır. 2) IP Adreslerinin Tespiti: Yazışmaların yapıldığı hesabın veya gönderinin kaynaklandığı IP adreslerinin tespit edilmesi ve bu IP adreslerinin sanıkla ilişkilendirilip ilişkilendirilemediğinin araştırılması gerekir. 3) Diğer Delillerle Desteklenme: Yazışma içerikleri, tanık beyanları, sanığın ikrarı veya diğer maddi bulgular gibi dosyadaki diğer delillerle desteklenmelidir. Bu araştırmalar yapılmadan, sadece taraflardan birinin sunduğu ekran görüntüsü çıktısına dayanılarak hüküm kurulması, 'şüpheden sanık yararlanır' ilkesine aykırı olup bozma sebebidir.