Bir fiil hem taksirle yaralamaya (TCK m. 89) hem de taksirle yangına neden olmaya (TCK m. 171) sebebiyet vermişse, bu iki suç arasında nasıl bir ilişki vardır? Yargıtay 12. Ceza Dairesi'nin 2015/15290 E. sayılı kararına göre, bu durumda faile hangi suçtan ceza verilmeli, hangi suçtan ne tür bir karar kurulmalıdır?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #153850

Bu durumda 'farklı neviden fikri içtima' (TCK m. 44) söz konusu olabilir. Ancak Yargıtay'ın yerleşik uygulaması, bu tür durumlarda 'zarar suçu-tehlike suçu' ayrımına gitmektedir. TCK m. 171'deki taksirle yangına neden olma suçu, bir 'somut tehlike' suçudur. Failin eylemi sonucunda, yangın tehlikesinin ötesinde bir 'zarar neticesi' (yaralanma veya ölüm gibi) meydana gelmişse, fail artık daha ağır netice olan zarar suçundan sorumlu tutulur. Yargıtay 12. Ceza Dairesi'nin ilgili kararında, LPG tüpünden sızan gazın patlamasıyla hem yangın çıkmış hem de insanlar yaralanmıştır. Yargıtay, somut olayda mağdurların yaralanması sebebiyle bir 'zarar suçu' olan taksirle yaralama suçunun oluştuğunu, bu nedenle failin sadece taksirle yaralama (TCK m. 89) suçundan cezalandırılması gerektiğini belirtmiştir. Taksirle yangına neden olma (TCK m. 171) suçu ise, taksirle yaralama suçunun içinde eridiği (tüketildiği) için, bu suçtan dolayı 'karar verilmesine yer olmadığına' karar verilmesi gerekirken, ayrıca mahkumiyet hükmü kurulmasını hukuka aykırı bulmuştur. Özetle, fail sadece daha ağır neticeyi içeren zarar suçundan (taksirle yaralama) cezalandırılmalıdır.