Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 2018/58 E. sayılı kararına göre, işçilik alacaklarına ilişkin bir davada mahkemenin hüküm fıkrasında, hükmedilen miktarın 'net' mi yoksa 'brüt' mü olduğunu belirtmemesi hukuki açıdan ne gibi sorunlara yol açar ve bu durum HMK m. 297/2 açısından nasıl bir aykırılık teşkil eder?
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 2018/58 E. sayılı kararına göre, mahkemenin hüküm fıkrasında alacağın 'net' mi 'brüt' mü olduğunu belirtmemesi, hükmün açık olmaması nedeniyle hukuka aykırıdır ve bozma sebebidir. Bu durumun yol açtığı sorunlar şunlardır: 1) İnfazda Tereddüt: Hükmün icrası sırasında, alacaktan yapılması gereken yasal kesintilerin (gelir vergisi, damga vergisi, SGK primi vb.) yapılıp yapılmayacağı konusunda belirsizlik ortaya çıkar. 2) Yargısal Denetim Zorluğu: Temyiz mercii olan Yargıtay, hükme esas alınan bilirkişi raporundaki hesaplamaların (brüt tutar, kesintiler, net tutar) doğruluğunu denetleyemez. Hüküm fıkrasında sadece bir rakamın yer alması, bu rakama nasıl ulaşıldığının denetimini imkansız kılar. HMK m. 297/2, hükmün sonuç kısmında 'taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gerektiğini' amirdir. Alacağın net mi brüt mü olduğunun belirtilmemesi, hükmü 'açık ve tereddüde yer vermeyecek' nitelikten uzaklaştırır ve bu maddeye açıkça aykırılık teşkil eder. Mahkemenin gerekçede bunu belirtmesi yeterli olmayıp, hüküm fıkrasında bu ayrımın net bir şekilde yapılması zorunludur.