TCK m. 312'deki 'cebir' kavramı, 'manevi cebir' veya 'tehdit'i kapsar mı? 'sen.av.tr/tr/makale/darbe' başlıklı makalede, bu konuda 5237 sayılı TCK'nın hazırlık süreci ve 'suçta ve cezada kanunilik' ilkesi açısından hangi eleştiri getirilmektedir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #153836

Makaleye göre TCK m. 312'deki 'cebir' kavramı, fiziksel cebiri ifade eder ve 'manevi cebir' veya 'tehdit'i kapsamaz. Bu sonuca varılırken şu gerekçeler sunulmaktadır: 1) TCK m. 108'de 'cebir' suçu tanımlanırken fiziksel kuvvet kullanımı esas alınmıştır ve bu tehditten ayrı bir kavramdır. 2) 5237 sayılı TCK'nın Tasarı metninde TCK m. 312'de 'cebir veya tehdit' ibaresi yer alırken, TBMM Genel Kurulu'ndaki görüşmeler sırasında 'ifade hürriyetinin korunması' amacıyla 'tehdit' ibaresi metinden bilinçli olarak çıkarılmıştır. Makalede, Yargıtay'ın bazı kararlarında 'manevi cebir' kavramını bu suçun unsuru olarak kabul etmesi eleştirilmektedir. Bu yorumun, 'suçta ve cezada kanunilik' (nullum crimen, nulla poena sine lege) ilkesine aykırı olduğu savunulmaktadır. Zira kanun koyucunun açıkça metinden çıkardığı bir unsurun, yorum yoluyla tekrar suça dahil edilmesi, kanunilik ilkesini ihlal eder. Eğer 'manevi cebir' veya 'tehdit'in de suçun unsuru olması isteniyorsa, bunun ancak TCK m. 312'de yapılacak bir yasa değişikliği ile mümkün olabileceği belirtilmektedir.