Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun siyasetçilere yönelik eleştiri ve hakaretle ilgili kararında, 'ifade özgürlüğü' ile 'kişilik haklarına saldırı' arasındaki sınır nasıl çizilmiştir?
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 25.04.2018 tarihli ve 2017/1320 E., 2018/986 K. sayılı kararında belirtildiği üzere, siyasetçilerin ve devlet görevlilerinin kişilik hakları ve şöhretleri söz konusu olduğunda 'ifade özgürlüğünün' ağır bastığı konusunda kuşku yoktur. Kabul edilebilir eleştiri sınırları hususunda AİHM, sıradan bir kimse ile karşılaştırıldığında eleştiri sınırlarının halka mal olmuş bir kişi olarak hareket eden siyaset adamları için daha geniş olduğunu birçok kez kabul etmiştir. Ancak, 'ağzından salyalar akarak koşmak' gibi ifadeler insana yakışmayan bir benzetme olup küçültücü ve hakaret içerdiği, siyasilerin katlanması gereken eleştiri sınırlarını aştığı ve kişilik haklarına saldırı teşkil ettiği kabul edilmiştir. (AİHS m. 10, Anayasa m. 26, www.zulkufarslan.av.tr/siyasetcilere-yonelik-elestiri-ve-hakaret/)