Bozma sonrası sanığın aleyhine bir durum oluştuğunda, müdafiin (avukatın) dinlenmiş olması, CMK m.307/2'deki 'sanığın dinlenmesi' zorunluluğunu ortadan kaldırır mı?
Hayır, kaldırmaz. Metindeki açıklamalara göre, sanık aleyhine bozulan bir karardan sonra müdafiinin veya kanuni temsilcisinin dinlenmesi yeterli değildir. CMK m.307/2'nin son cümlesi açıkça 'sanığın' dinlenmesi gerektiğini belirtir. Bu, kişisel savunma hakkının bir gereğidir. Bu nedenle, aleyhe bozmaya uyularak verilecek ve sanığın durumunu ağırlaştıracak bir karardan önce bizzat sanığın dinlenmesi şarttır.