Çok sanıklı davalarda, zorunlu müdafiin duruşmalara katılmamasının 'usul ekonomisine' zarar verdiği iddiası ile sanığın 'savunma hakkı' arasında nasıl bir denge kurulmalıdır?
Bu, ceza muhakemesinin temel gerilimlerinden biridir. Usul ekonomisi, yargılamanın makul sürede ve en az masrafla bitirilmesini hedeflerken, savunma hakkı sanığın en temel güvencesidir. Metnin yazarı, esas hakkında savunma yapıldıktan sonraki aşamalarda müdafiin yokluğunda yargılamaya devam edilebileceğini önererek bir denge kurmaya çalışmaktadır. Bu öneri, sanığın sorgu, delillerin tartışılması ve esas hakkında savunma gibi kritik aşamalarda avukat yardımından faydalandığı, dolayısıyla savunma hakkının özünün korunduğu varsayımına dayanır. Bu aşamadan sonraki gecikmelerin usul ekonomisine daha fazla zarar verdiği düşüncesiyle böyle bir denge teklif edilmektedir.