Ceza soruşturması sürecinde Cumhuriyet savcısının 'tarafsızlığı' ilkesi (CMK m.160/2) ne anlama gelir? Bu ilke, savcının sadece şüphelinin aleyhine değil, lehine olan delilleri de toplama yükümlülüğü ile nasıl bir ilişki içindedir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #153141

Cumhuriyet savcısının 'tarafsızlığı' ilkesi, onun bir davanın tarafı gibi değil, 'kamu adına adaleti arayan' bir makam olarak hareket etmesi gerektiğini ifade eder. Savcı, bir davayı ne pahasına olursa olsun kazanmaya çalışan bir taraf avukatı değildir. Temel görevi, maddi gerçeğin ortaya çıkarılmasını sağlamaktır. Bu ilkenin en önemli somut yansıması, CMK m.160/2'de açıkça belirtilen, 'şüphelinin lehine ve aleyhine olan delilleri toplayarak muhafaza altına almakla' yükümlü olmasıdır. Yani savcı, soruşturmayı tek yönlü olarak, sadece şüphelinin suçluluğunu ispatlamaya yönelik delillerle yürütemez. Şüphelinin masumiyetini gösterebilecek, suç vasfını değiştirebilecek veya cezasını azaltabilecek lehe delilleri (örneğin, lehe tanık beyanları, alibi kanıtları, meşru savunma veya cezasızlık nedenlerinin varlığını gösteren bulgular) de aynı titizlikle araştırmak ve dosyaya eklemek zorundadır. Bu yükümlülük, savcının tarafsızlığının ve ceza adalet sisteminin adil işleyişinin temel bir güvencesidir. (İlgili metin: kadimhukuk.com.tr/makale/sorusturma-nedir-sorusturmaya-yer-olmadigi-karari-syok/, İlgili Kanun Maddesi: CMK m.160/2)