Vogt/Almanya kararında İHAM, ifade özgürlüğüne yapılan bir müdahalenin meşru bir amaçla (örneğin devlet memurunun sadakat yükümlülüğü) ilişkili olmasının yeterli olup olmadığını nasıl değerlendirmiştir? 'Orantılılık' ilkesinin bu bağlamdaki rolü nedir?
İHAM, Vogt/Almanya kararında, ifade özgürlüğüne yapılan bir müdahalenin sadece meşru bir amaca hizmet etmesinin yeterli olmadığını açıkça belirtmiştir. Devletin ileri sürdüğü gerekçelerin (sadakat yükümlülüğü gibi) ikna edici olması ve müdahalenin demokratik bir toplumda 'gerekli' olması şarttır. Bu gerekliliğin test edilmesindeki en önemli unsur ise 'orantılılık' ilkesidir. Orantılılık, izlenen meşru amaç ile bu amaca ulaşmak için kullanılan araç (ifade özgürlüğüne müdahale) arasında adil bir denge kurulmasını gerektirir. Somut olayda, bir öğretmenin siyasi parti üyeliği nedeniyle görevden alınması, 'devlet memurunun sadakati' gibi meşru bir amacı izlese de, kişinin ifade özgürlüğüne ve mesleğini icra etme hakkına yönelik çok ağır bir müdahale olduğu için orantısız bulunmuştur. Kısacası, amaç ne kadar meşru olursa olsun, bu amaca ulaşmak için seçilen yöntemin, temel bir hakkı özünden zedeleyecek kadar ağır olmaması gerekir. Devletin takdir alanı, orantılılık denetimi ile sınırlıdır. (İlgili metin: sen.av.tr/tr/makale/ifade-hurriyetinde-gereklilik-toplumsal-ihtiyac-baskisi-olcutu, İlgili Karar: Vogt/Almanya)