Ceza muhakemesinde 'yüzyüzelik' ilkesi, delillerin tartışılması aşamasında (CMK m.216) taraflara ne gibi haklar tanır? Bu ilkenin ihlali anlamına gelecek en bariz uygulama hatası ne olabilir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #153117

'Yüzyüzelik' ilkesi, ceza muhakemesine katılan süjelerin (savcı, sanık, müdafii, katılan, vekil) bir arada, mahkeme huzurunda bulunarak, iddia ve savunmaya ilişkin delilleri doğrudan tartışabilmelerini ve birbirlerinin beyanlarına karşı cevap verebilmelerini ifade eder. Bu ilke, CMK m.216'da somutlaşmıştır. Bu maddeye göre, delillerin tartışılması sırasında; Cumhuriyet savcısı, katılan veya vekili, sanığın, müdafiinin veya kanuni temsilcisinin açıklamalarına; sanık ve müdafii de savcının ve katılanın açıklamalarına cevap verebilir. Bu, 'silahların eşitliği' ilkesinin de bir gereğidir ve taraflara delilleri çürütme, kendi tezlerini güçlendirme ve mahkemenin kanaatini etkileme imkanı tanır. Bu ilkenin ihlali anlamına gelecek en bariz uygulama hatası, CMK m.216/3'te düzenlenen 'hükümden önce son sözün hazır bulunan sanığa verilmesi' kuralına uyulmamasıdır. Sanığa son söz hakkının tanınmaması, savunma hakkının en temel ve son halkasının ihlali anlamına gelir ve Yargıtay tarafından mutlak bozma nedeni olarak kabul edilmektedir (CMK m.289/1-h). (İlgili metin: barandogan.av.tr/blog/ceza-hukuku/durusma-nedir-ceza-hukukunda-durusma-ilkeleri.html, İlgili Kanun Maddesi: CMK m.216)