Sanık hakkında nitelikli yaralama suçundan verilen mahkumiyet hükmü, Yargıtay tarafından eylemin basit yaralama suçunu oluşturduğu gerekçesiyle lehe bozulmuştur. İlk derece mahkemesi, bozmaya uyarak yeni bir hüküm kurmadan önce sanığın bozmaya karşı diyeceğini sormak zorunda mıdır? CMK m.307/2 açısından durumu değerlendiriniz.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #153091

CMK m.307/2'nin lafzına göre, sanığın mutlaka dinlenmesi zorunluluğu, 'verilecek ceza, bozmaya konu olan cezadan daha ağır ise' söz konusudur. Somut olayda bozma, sanık lehinedir ve verilecek yeni ceza öncekinden daha hafif olacaktır. Bu durumda, kanunun lafzından (mefhum-u muhalifinden) hareketle, sanığın dinlenmesinin zorunlu olmadığı sonucu çıkarılabilir. Sanık usulüne uygun davet edilmesine rağmen duruşmaya gelmezse, mahkeme yokluğunda lehe olan yeni hükmü kurabilir. Ancak metindeki yazar, bu durumda dahi savunma hakkına saygı gösterilmesi gerektiğini ve sanığın dinlenmesinin doğru olacağını savunmaktadır. Bu, kanuni bir zorunluluktan çok, adil yargılanma ilkesinin geniş yorumlanmasıyla ilgili bir görüştür. Yargıtay'ın yerleşik uygulaması ise genellikle aleyhe bozmalarda sanığın dinlenmesini mutlak bir zorunluluk olarak ararken, lehe bozmalarda bu konuda daha esnek davranabilmektedir. Sonuç olarak, kanuni bir zorunluluk olmasa da, iyi bir yargılama pratiği açısından sanığa lehe bozmaya karşı da diyeceklerinin sorulması yerinde olacaktır. (İlgili metin: sen.av.tr/tr/makale/bozma-sonrasi-davaya-yeniden-bakacak-mahkemenin-sanigi-dinlemesi, İlgili Kanun Maddesi: CMK m.307/2)