Zana/Türkiye kararında İHAM, ifade sahibinin kimliğinin (niteliğinin) ifade özgürlüğünün sınırlarını nasıl etkilediğine dair nasıl bir ayrım yapmıştır?
İHAM, Zana/Türkiye kararında, ifade sahibinin toplumdaki konumu ve niteliğinin, ifade özgürlüğünün korunma alanını daraltabileceği veya genişletebileceği yönünde önemli bir ayrım yapmıştır. Kararda, toplumda önemli bir yere sahip bir kişinin (somut olayda eski bir belediye başkanı) şiddeti öven veya teşvik eden yaklaşımlarının, ifade özgürlüğü kapsamında daha dar bir korumadan yararlanacağı, hatta bu korumanın dışında kalabileceği kabul edilmiştir. Buna karşılık, aynı kararda ve yerleşik içtihatlarda, bir basın mensubunun veya halk tarafından seçilmiş bir temsilcinin, hükümete veya siyasetçilere yönelttiği çok sert, hatta hakaret olarak nitelendirilebilecek eleştirilerin ise ifade özgürlüğü bakımından daha geniş bir alanda korunacağı belirtilmektedir. Kısacası, ifade sahibinin konumu, sorumluluklarını artırabilir ve şiddeti meşrulaştıran ifadeler söz konusu olduğunda koruma kalkanını daraltabilirken; kamusal denetim görevini yerine getiren (gazeteci, siyasetçi gibi) kişilerin eleştirel ifadeleri daha geniş bir korumadan yararlanır. (İlgili metin: sen.av.tr/tr/makale/ifade-hurriyetinde-gereklilik-toplumsal-ihtiyac-baskisi-olcutu, İlgili Karar: Zana/Türkiye)