Estetik bir ameliyatta, davacının, hekimin kusurlu olmadığını belirten Adli Tıp Kurumu raporlarına rağmen tazminat talep edebilmesinin hukuki dayanağı nedir? Yargıtay'ın, bu tür raporları 'yeterli gerekçe içermeyen' olarak niteleyerek bozma kararı vermesinin arkasındaki mantığı açıklayınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #153084

Davacının, hekimin kusursuz olduğunu belirten raporlara rağmen tazminat talep edebilmesinin hukuki dayanağı, estetik ameliyatların 'eser sözleşmesi' niteliğinde olmasıdır. Eser sözleşmesinde yüklenici (hekim), sadece özenli davranmayı değil, aynı zamanda belirli bir 'sonucu' (estetik görünüm) taahhüt eder. Yargıtay'ın Adli Tıp Kurumu raporlarını yetersiz bulmasının arkasındaki mantık da budur. Adli Tıp Kurumu raporları genellikle tıbbi müdahalenin 'tıp kurallarına uygun' yapılıp yapılmadığı, yani bir 'tıbbi hata (malpraktis)' olup olmadığı (kusur) üzerine odaklanır. Oysa eser sözleşmesinde sorumluluk için kusur şart değildir. Taahhüt edilen estetik sonuca ulaşılamamış olması veya ortaya çıkan eserin (ameliyat sonucunun) ayıplı olması, hekimin eylemi tıp kurallarına uygun olsa bile, tek başına sorumluluğu için yeterlidir. Yargıtay, sadece kusura odaklanan ve 'sonuç taahhüdü' ile 'ayıp' kavramlarını değerlendirmeyen raporları, davanın hukuki niteliğine uygun olmayan ve bu nedenle 'yeterli gerekçe içermeyen' raporlar olarak niteleyerek bozma kararı vermektedir. (İlgili metin: oner.av.tr, İlgili Kanun Maddeleri: TBK m.470 vd.)