Evlilik birliğinin geçerli bir şekilde kurulabilmesi için aranan 'akıl hastalığı' engeli (TMK m.133) ile 'ayırt etme gücü' koşulu (TMK m.125) arasındaki ilişki nedir? Akıl hastası bir birey her durumda evlenemez mi?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #153081

Bu iki koşul birbiriyle ilişkili ancak farklıdır. 'Ayırt etme gücü' (TMK m.125), bir kişinin eylemlerinin anlam ve sonuçlarını kavrayabilme yeteneğidir ve evliliğin temel bir geçerlilik şartıdır. Ayırt etme gücüne sürekli olarak sahip olmayan bir kişinin yaptığı evlilik mutlak butlanla batıldır. 'Akıl hastalığı' engeli (TMK m.133) ise daha özel bir düzenlemedir. Her akıl hastalığı, ayırt etme gücünü sürekli olarak ortadan kaldırmaz. Kanun koyucu, akıl hastalarının evlenmesini mutlak olarak yasaklamamıştır. Bir akıl hastasının evlenebilmesi için, evlenmesinde 'tıbbi bir sakınca bulunmadığının' resmi bir sağlık kurulu raporuyla ispatlanması gerekir. Bu rapor, kişinin hem evliliğin anlam ve sorumluluklarını kavrayabilecek durumda olduğunu (yani ayırt etme gücüne sahip olduğunu) hem de evliliğin kendisi veya eşi için tıbbi bir risk taşımadığını teyit eder. Dolayısıyla, akıl hastası bir birey, bu raporu aldığı takdirde evlenebilir. Ayırt etme gücünün hiç olmaması mutlak bir engel iken, akıl hastalığı raporla aşılabilen nispi bir engeldir. (İlgili metin: or.av.tr/evlenmenin-kosullari-ve-hukumleri/, İlgili Kanun Maddeleri: TMK m.125, m.133)