Soruşturmayı yürüten bir Cumhuriyet savcısının, soruşturma tamamlanmadan bazı şüpheliler hakkında 'ek kovuşturmaya yer olmadığına dair karar' vermesi, CMK m.172/1'de yer alan 'soruşturma evresi sonunda' ibaresiyle çelişir mi? Uygulamada bu yola başvurulmasının temel gerekçesi nedir?
CMK m.172/1'deki 'soruşturma evresi sonunda' ibaresi, lafzı itibarıyla takipsizlik kararının soruşturmanın bir bütün olarak tamamlanmasından sonra verileceği şeklinde yorumlanmaya elverişlidir. Bu açıdan bakıldığında, soruşturma devam ederken bazı şüpheliler için 'ek KYOK' verilmesi bu ifadeyle çelişiyor gibi görünebilir. Ancak uygulamada, özellikle çok sayıda şüphelinin olduğu, karmaşık ve uzun sürecek soruşturmalarda bu yola başvurulmaktadır. Bunun temel gerekçesi, 'lekelenmeme hakkı' ve diğer temel hak ve hürriyetlerin korunmasıdır. Soruşturmanın başında 'şüpheli' olarak kaydedilen bir kişinin, ilerleyen aşamalarda suça katılmadığının veya hakkında yeterli şüpheyi gösteren somut delil bulunmadığının anlaşılması durumunda, o kişiyi soruşturmanın sonuna kadar 'şüpheli' sıfatıyla bekletmek, lekelenmeme hakkını (Anayasa m.15/2'ye atıfla masumiyet karinesi) ve kişi hürriyetini ihlal edebilir. Uygulama, bu kişilerin mağduriyetini önlemek amacıyla, soruşturmayı onlar yönünden erken bir aşamada sonlandırmak için 'ek KYOK' müessesesini fiilen yaratmıştır. Bu, kanunun ruhuna ve temel hakları koruma amacına uygun bir pratik olarak değerlendirilebilir. (İlgili metin: sen.av.tr/tr/makale/ek-kyok-kararlari-bassavci-tarafindan-resen-kaldirilabilir-mi, İlgili Kanun Maddesi: CMK m.172/1)