CMK m.307/2'de geçen 'dinlenmesi gerekir' ifadesi, sanığın CMK m.147 anlamında tam bir sorguya çekilmesi anlamına mı gelir, yoksa daha dar bir kapsama mı sahiptir? Bu 'dinleme'nin dava zamanaşımını kesme etkisi var mıdır?
Metindeki yazarın görüşüne göre, CMK m.307/2'nin son cümlesinde geçen 'dinlenmesi gerekir' ifadesi, sanığın aleyhe bozma kararına karşı diyeceklerinin sorulmasından ibarettir. Bu, CMK m.147'de tanımlanan, şüphelinin/sanığın kimliğinin saptanması, haklarının hatırlatılması ve suçlamayla ilgili savunmasının alındığı klasik bir 'sorgu' işlemi değildir. Buradaki dinlemenin amacı, sanığa adil yargılanma hakkı kapsamında, aleyhine gelişen yeni duruma karşı beyanda bulunma ve savunma yapma imkanı tanımaktır. Bu yorumun önemli bir sonucu da dava zamanaşımı üzerindedir. TCK m.67/2-a'ya göre dava zamanaşımını kesen sebeplerden biri sanığın 'sorguya çekilmesi'dir. CMK m.307/2 kapsamındaki dinleme, TCK m.67 anlamında bir 'sorgu' sayılmayacağından, bu işlemin dava zamanaşımını kesme etkisi de bulunmamaktadır. Bu, daha dar ve amaca yönelik bir dinleme işlemidir. (İlgili metin: sen.av.tr/tr/makale/bozma-sonrasi-davaya-yeniden-bakacak-mahkemenin-sanigi-dinlemesi, İlgili Kanun Maddeleri: CMK m.307/2, m.147, m.2; TCK m.67/2-a)