Adi yazılı bir taşınmaz satış sözleşmesinde, alıcı satış bedelinin tamamını ödemiş ve satıcı da taşınmazı teslim etmiştir. Ancak satıcı tapuda devir yapmadan önce taşınmazı iyi niyetli bir üçüncü kişiye satıp devretmiştir. Bu durumda ilk alıcının, 30.09.1988 tarihli İçtihadı Birleştirme Kararına dayanarak tapu iptali ve tescil davası açması mümkün müdür? Neden?
Mümkün değildir. 30.09.1988 tarihli ve 2/2 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı, geçersiz sözleşmeye dayalı tescil talebine TMK m.2 (dürüstlük kuralı) uyarınca istisnai bir olanak tanısa da, bu olanak mutlak değildir. Bu davanın kabul edilebilmesi, dava açılmadan veya tescil kararı verilmeden önce taşınmazın mülkiyetinin tapu siciline güvenen iyi niyetli bir üçüncü kişiye geçmemiş olması şartına bağlıdır. Tescil davası, kural olarak geçersiz sözleşmenin tarafları arasında görülebilir. Eğer satıcı, tapu kaydını iyi niyetli bir üçüncü kişiye devretmişse, TMK m.1023 uyarınca bu üçüncü kişinin mülkiyet kazanımı korunur. Bu durumda, ilk alıcının ayni bir hak olan tescil talebinin yasal dayanağı kalmaz. İlk alıcı, artık tapu iptali ve tescil davası açamaz; bunun yerine, sadece satıcıya karşı ödediği bedelin iadesi ve uğradığı diğer zararlar için bir tazminat davası (şahsi hakka dayalı) açabilir. (İlgili metin: www.zulkufarslan.av.tr/adi-yazili-sozlesmeye-dayali-tescil/, İlgili Kanun Maddeleri: TMK m.2, m.1023)