466 sayılı Kanun döneminde işlenen bir suçtan dolayı haksız tutuklanan kişinin tazminat davası açma süresi, beraat kararının kendisine tebliğ edilmediği durumlarda ne kadardır? Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun bu konudaki yaklaşımını açıklayınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #153067

Bu dava, tutuklama tarihi itibarıyla mülga 466 sayılı Kanun'a tabidir. 466 sayılı Kanun'un 2. maddesi, tazminat isteminin kararın kesinleşmesinden itibaren üç ay içinde yapılması gerektiğini düzenlemektedir. Ancak Yargıtay, kararın ilgiliye tebliğ edilmediği durumlar için farklı bir çözüm geliştirmiştir. Yargıtay 12. Ceza Dairesi'nin 2021/8576 K. sayılı kararında atıf yapılan Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 14.05.2019 tarihli kararına göre; 466 sayılı Kanuna tabi davalarda, kesinleşmiş beraat kararının davacıya tebliğ edilmediği ve haberdar olduğuna dair bir belge bulunmadığı durumlarda, 3 aylık süre başlamaz. Ancak bu hak sonsuz değildir. Bu durumda, Borçlar Kanunu'ndaki genel zamanaşımı süreleri kıyasen uygulanır ve dava hakkı, beraat kararının verildiği tarihten (veya kesinleştiği) itibaren 'her halükarda 10 yıllık' bir hak düşürücü süre ile sınırlıdır. Somut olayda beraat 1999'da verilmiş ve dava 2016'da açılmıştır. 10 yıllık süre geçtiği için dava reddedilmiştir. Bu yorum, hakkın süresiz kullanımını engelleyerek hukuki güvenliği sağlamayı amaçlamaktadır. (İlgili metin: kadimhukuk.com.tr/makale/ceza-muhakemesi-kanunu-142-madde-cmk/)