Tapuda satış bedelini düşük göstermenin, alıcı açısından 'değer artış kazancı vergisi' yönünden gelecekte nasıl bir risk oluşturduğunu bir örnekle açıklayınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #153060

Değer artış kazancı vergisi, bir gayrimenkulün iktisap tarihinden itibaren 5 yıl içinde elden çıkarılması durumunda, alış ve satış bedelleri arasındaki farktan (maliyetler ve istisnalar düşüldükten sonra) elde edilen kazanç üzerinden alınan bir gelir vergisidir. Alıcının, tapuda satış bedelini düşük göstermesi, ileride bu vergiyi çok daha yüksek ödemesine neden olabilir. Örnek: Alıcı, 2.000.000 TL'ye aldığı bir evi, tapuda harçtan kaçınmak için belediye rayiç bedeli olan 500.000 TL olarak göstermiştir. Üç yıl sonra bu evi gerçek piyasa değeri olan 3.000.000 TL'ye satarsa, kağıt üzerinde (tapu kayıtlarına göre) bu satıştan elde ettiği kar 2.500.000 TL (3.000.000 - 500.000) olarak görünecektir. Oysa gerçek karı 1.000.000 TL'dir. Alıcı, çok daha yüksek olan 2.500.000 TL üzerinden hesaplanacak olan değer artış kazancı vergisini ödemek zorunda kalacaktır. Bu durum, başlangıçta yapılan küçük bir harç tasarrufunun, ileride çok daha büyük bir vergi yükümlülüğüne dönüşmesi riskini ortaya koyar. (İlgili metin: kadimhukuk.com.tr/makale/tapuda-evin-satis-degerini-dusuk-gostermek/)