Yargıtay'ın 17.05.2023 tarihli kararına göre, 2023 değişikliği öncesinde, 'örgüt faaliyeti çerçevesinde işlenmeyen' bir uyuşturucu ticareti suçunda, sadece CMK m.139'a dayalı gizli soruşturmacı görevlendirme kararı ile elde edilen ses ve görüntü kayıtları neden hukuka aykırı kabul edilmiştir?
Yargıtay 10. Ceza Dairesi'nin 17.05.2023 tarihli, 2023/4504 K. sayılı kararında, 28.03.2023 tarihli değişiklikten önceki duruma ilişkin önemli bir tespitte bulunulmuştur. Buna göre, 'örgüt faaliyeti çerçevesinde işlenmeyen' bireysel bir suçta, CMK m.139 uyarınca gizli soruşturmacı görevlendirilmesi kural olarak mümkün değildir. Gizli soruşturmacı tedbiri, esasen örgütlü suçlarla mücadele için öngörülmüştür. Teknik araçlarla (ses/görüntü kaydı) izleme ise, CMK m.140'ta ayrı bir koruma tedbiri olarak düzenlenmiştir ve kendi özel şartlarına (katalog suç, başka suretle delil elde etme imkanının bulunmaması vb.) ve karar usulüne tabidir. Yargıtay, bu iki tedbirin birbirinden bağımsız olduğunu ve birinin diğeri için dayanak oluşturamayacağını belirtmektedir. Dolayısıyla, örgütlü olmayan bir suçta, sadece CMK m.139'a dayalı gizli soruşturmacı kararı ile yetinilip, ayrıca CMK m.140 uyarınca usulüne uygun bir 'teknik araçlarla izleme' kararı alınmadan yapılan ses ve görüntü kayıtları, kanuni dayanaktan yoksun olduğu için hukuka aykırı delil kabul edilmiştir. (İlgili metin: sen.av.tr/tr/makale/gizli-sorusturmaci-tarafindan-elde-edilen-delillerin-hukukiligi, İlgili Kanun Maddeleri: CMK m.139, m.140 (28.03.2023 öncesi yorumu))