Karayolları Trafik Kanunu m.109'a göre, ölümlü veya yaralanmalı bir trafik kazasından doğan tazminat taleplerinde uygulanacak zamanaşımı süresi, ceza kanunundaki dava zamanaşımı sürelerinden nasıl etkilenir? Açıklayınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #153053

2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun (KTK) 109. maddesi, trafik kazalarından doğan tazminat talepleri için ikili bir zamanaşımı süresi öngörür: zarar görenin, zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten itibaren 2 yıl ve her halde kaza gününden itibaren 10 yıl. Ancak aynı maddenin ikinci fıkrası, bu kurala çok önemli bir istisna getirir. Buna göre, eğer kaza aynı zamanda cezayı gerektiren bir eylemden (taksirle öldürme veya yaralama gibi) doğmuşsa ve ceza kanunu bu eylem için daha uzun bir dava zamanaşımı süresi öngörmüşse, bu daha uzun olan 'ceza davası zamanaşımı' süresi, hukuk mahkemesindeki tazminat talepleri için de geçerli olur. Örneğin, taksirle bir kişinin yaralanmasına neden olan bir kaza için TCK'daki dava zamanaşımı süresi 8 yıl ise, mağdur 2 yıllık ve 10 yıllık sürelere bağlı kalmaksızın, 8 yıl içinde tazminat davası açabilir. Ölümlü kazalarda ise bu süre 15 yıla kadar çıkabilmektedir. Bu hüküm, 'uzamış zamanaşımı' olarak adlandırılır ve mağdur lehine bir düzenlemedir. (İlgili metin: kadimhukuk.com.tr/makale/trafik-kazasi-sonrasinda-sigortadan-para-alma/, İlgili Kanun Maddesi: KTK m.109)