Ceza yargılamasında zorunlu müdafilik (CMK m.150) ile sanığın isteğine bağlı müdafi yardımından faydalanması (CMK m.149) arasındaki temel fark nedir? Bir suçun cezasının alt sınırının tam olarak 'beş yıl' hapis olması durumunda zorunlu müdafilik devreye girer mi?
İsteğe bağlı müdafilik (CMK m.149), her şüpheli veya sanığın soruşturma ve kovuşturmanın her aşamasında bir avukatın yardımından faydalanma hakkıdır. Bu, şüphelinin/sanığın talebine bağlıdır. Zorunlu müdafilik (CMK m.150) ise, kanunun belirli durumlarda şüphelinin/sanığın talebi olmasa dahi, hatta istemese bile, bir müdafiin hukuki yardımından faydalanmasını zorunlu kıldığı hallerdir. Bu haller; şüpheli/sanığın çocuk, kendini savunamayacak derecede malul, sağır ve dilsiz olması veya isnat edilen suçun cezasının alt sınırının beş yıldan fazla hapis olmasını gerektirmesidir. CMK m.150/3'teki ifade 'alt sınırı beş yıldan fazla hapis cezasını gerektiren' şeklindedir. Kanunun lafzı (sözel yorumu) dikkate alındığında, bu sürenin beş yılı geçmesi gerekmektedir. Dolayısıyla, bir suçun cezasının alt sınırı tam olarak 'beş yıl' ise, bu hüküm kapsamında zorunlu müdafilik devreye girmez. Zorunluluk için alt sınırın 5 yıl 1 gün gibi bir süre olması gerekir. Ancak metinde, uygulamada bu sınırın beş yıl olması durumunda da zorunlu müdafilik usulünün tatbik edildiği belirtilerek, kanunun lafzı ile uygulama arasındaki farklılığa dikkat çekilmiştir. (İlgili metin: sen.av.tr/tr/makale/zorunlu-mudafilik-ve-yargilama-surati, İlgili Kanun Maddeleri: CMK m.149, m.150)