Hukuka uygun bir arama kararına dayalı olarak ele geçirilen ve bulundurulması bizatihi suç teşkil eden uyuşturucu madde hakkında, CMK m.127'de öngörülen usule (24 saat içinde hakim onayına sunma vb.) uygun bir elkoyma kararı alınmaması, bu delilin ve bu delil üzerinden hazırlanan bilirkişi raporunun hukuka aykırılığı sonucunu doğurur mu? Metinde savunulan ve Yargıtay kararında belirtilen görüşleri karşılaştırarak açıklayınız.
Bu konuda metinde iki farklı görüş ortaya konmaktadır. Metnin yazarının savunduğu görüşe göre; CMK m.123/1 uyarınca, ispat aracı olan veya müsadereye tabi eşya hakkında kolluğun 'muhafaza altına alma' tedbirini uygulaması yeterlidir. Bulundurulması bizatihi suç olan uyuşturucu madde gibi deliller için, sonradan CMK m.127 kapsamında usulüne uygun bir 'elkoyma' kararı alınmamış olması, delili veya bu delilden elde edilen bilirkişi raporunu hukuka aykırı hale getirmez. Önemli olan, delilin elde edildiği ilk işlem olan aramanın hukuka uygun olmasıdır. Yargıtay 10. Ceza Dairesi'nin 2016/669 K. sayılı kararında da benzer bir sonuca varılmış, ancak daha ileri gidilerek, bulundurulması ve taşınması başlı başına suç oluşturan bir maddeye elkoyulması veya muhafaza altına alınmasının hakim tarafından onaylanmasına dahi gerek olmadığı belirtilmiştir. Yani Yargıtay'a göre bu tür eşya için elkoyma kararına hiç ihtiyaç yoktur. Metnin yazarının görüşü ise, CMK m.123/1'deki muhafaza altına almanın yeterli olduğu, sonradan m.127'ye göre elkoyma kararı alınmasa da bunun delili sakatlamayacağı yönündedir. Her iki görüş de, arama hukuka uygunsa, elkoyma prosedüründeki eksikliğin delilin geçerliliğini etkilemeyeceği sonucuna varmaktadır. (İlgili metin: sen.av.tr/tr/makale/hakimin-elkoyma-islemine-onayinin-yoklugu-hukuka-aykiriligi-gundeme-getirir-mi, İlgili Kanun Maddeleri: CMK m.123, m.127)