Yargıtay tarafından sanık aleyhine bozulan bir hüküm sonrası, ilk derece mahkemesi bozmaya uymaya karar verirse, sanığı dinlemek zorunda mıdır? Bu zorunluluğun hukuki dayanağı ve savunma hakkı açısından önemi nedir?
Evet, zorundadır. CMK m.307/2'nin son cümlesi, 'Ancak, sanık hakkında verilecek ceza, bozmaya konu olan cezadan daha ağır ise, her halde dinlenmesi gerekir' hükmünü amirdir. Yargıtay uygulaması ve doktrin, 'daha ağır ceza' ifadesini geniş yorumlayarak, beraat kararının mahkumiyete çevrilmesi veya cezanın niteliğinin ya da miktarının sanık aleyhine değişme ihtimalinin olduğu her durumu bu kapsama dahil etmektedir. Bu kural, savunma hakkının (Anayasa m.36, İHAS m.6) özüne ilişkindir ve emredici niteliktedir. Sanığa, aleyhine oluşan yeni duruma (bozma kararı) karşı beyanda bulunma, kendini savunma ve bu konudaki delillerini sunma imkanı tanınmalıdır. Sanığın dinlenmeden, aleyhe bozmaya uyularak daha ağır bir ceza verilmesi veya beraat kararının mahkumiyete çevrilmesi, savunma hakkının esaslı bir şekilde kısıtlanması anlamına gelir ve mutlak bozma nedenidir. Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 02.07.2019 tarihli kararı da bu zorunluluğun, mahkemenin direnme kararı vereceği durumlarda dahi geçerli olduğunu vurgulamıştır. (İlgili metin: sen.av.tr/tr/makale/bozma-sonrasi-davaya-yeniden-bakacak-mahkemenin-sanigi-dinlemesi, İlgili Kanun Maddesi: CMK m.307/2)