Fiili ayrılık nedeniyle boşanma davasında (TMK m. 166/4), üç yıllık ayrılık süresi içinde eşlerin barışma amacıyla kısa süreli bir araya gelmeleri, bu davanın açılma şartlarını nasıl etkiler? 'Ortak hayatın yeniden kurulması'ndan ne anlaşılmalıdır?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #152900

Fiili ayrılık nedeniyle boşanma davasının temel şartlarından biri, reddedilen ilk davanın kesinleşmesinden itibaren başlayan üç yıllık süre boyunca 'ortak hayatın yeniden kurulamamış' olmasıdır. 'Ortak hayatın yeniden kurulması', eşlerin evlilik birliğini fiilen ve sürekli olarak devam ettirme iradesiyle bir araya gelmelerini ifade eder. Yargıtay içtihatlarına göre, bu üç yıllık kesintisiz süre içinde, eşlerin barışma amacıyla dahi olsa fiili ve manevi olarak evlilik birliğini sürdürecek şekilde bir araya gelmeleri, üç yıllık süreyi keser. Bu durumda, daha sonra tekrar ayrılsalar bile, TMK m. 166/4'e dayalı olarak dava açma hakkı ortadan kalkar. Sadece çocukları görmek, mal paylaşımını konuşmak gibi zorunlu veya kısa süreli bir araya gelmeler 'ortak hayatın yeniden kurulması' olarak kabul edilmez. Önemli olan, eşlerin evliliği devam ettirme niyetiyle yeniden bir araya gelip gelmedikleridir. (Bkz: TMK m. 166/4, kadimhukuk.com.tr)