Anayasa Mahkemesi'nin bireysel başvuru sonucunda verdiği 'hak ihlali' kararı, idari yargıda kesinleşmiş bir mahkeme kararının değiştirilmesi için bir 'yargılamanın yenilenmesi' sebebi sayılabilir mi? Anayasa Mahkemesi yeniden yargılama kararı vermemiş olsa bile, Danıştay bu konuda nasıl bir yorum geliştirmiştir?
Evet, sayılabilir. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun (İYUK) 53. maddesinde yargılamanın yenilenmesi sebepleri arasında AYM'nin ihlal kararı açıkça sayılmamaktadır (AİHM kararı sayılmıştır). Ancak, Danıştay 5. Dairesi'nin metinde yer alan 2019/3540 E. sayılı kararında, AYM'nin bir temel hak ihlali tespit ettiği ancak yeniden yargılama kararı vermediği durumlarda dahi, bu ihlal kararının İYUK m. 53/1-h bendine dayanılarak bir yargılamanın yenilenmesi sebebi olarak kabul edilebileceği belirtilmiştir. Bu bent, 'tarafları, konusu ve sebebi aynı olan bir dava hakkında verilen karara aykırı yeni bir karar verilmiş bulunması' halini düzenler. Danıştay, AYM'nin de bir yüksek mahkeme olduğunu ve kararlarının bağlayıcılığını (Anayasa m. 153) dikkate alarak, AYM'nin ihlal kararını, idare mahkemesinin önceki kararıyla çelişen ve ona 'aykırı' nitelikte bir karar olarak yorumlamıştır. Bu yorum, özellikle AYM tarafından ağır bir hak ihlali (örneğin kanunilik ilkesinin ihlali) tespit edilen durumlarda, ihlalin sonuçlarının giderilmesi için önemli bir kapı aralamaktadır. (Bkz: İYUK m. 53/1-h, Anayasa m. 153, Danıştay 5. D. E. 2019/3540, K. 2020/2386, zulkufarslan.av.tr)