Bir cep telefonunun çalınması veya yağmalanması sonrasında, telefona başka bir SIM kart takılıp takılmadığının ve takıldıysa kime ait olduğunun tespiti, CMK m. 135 kapsamında bir 'iletişimin denetlenmesi' tedbiri midir? Metindeki hukuki analize göre bu işlemin hukuki niteliği nedir?
Metindeki analize göre, çalınan veya yağmalanan bir cep telefonuna (yani IMEI numarasına) hangi SIM kartın takıldığının tespiti, CMK m. 135 kapsamında bir 'iletişimin denetlenmesi' tedbiri olarak kabul edilmemelidir. Yazar, bu işlemin CMK m. 160 ve 161 kapsamında bir 'genel delil toplama yöntemi' olduğunu savunmaktadır. İletişimin denetlenmesi (tespiti, dinlenmesi vb.), kişilerin haberleşme hürriyetine bir müdahaledir ve kimin kiminle konuştuğuna dair bilgileri kapsar. Oysa çalınan bir cihaza takılan SIM kartın tespiti, suç konusu eşyanın (telefonun) kim tarafından kullanıldığını bulmaya yönelik bir delil toplama faaliyetidir ve doğrudan haberleşme içeriğine veya trafiğine bir müdahale içermez. Bu tespitten sonra, eğer şüphelinin kimliği belirlenir ve diğer şartlar da oluşursa, o zaman o şüphelinin iletişimi için CMK m. 135 prosedürü işletilebilir. Bu ayrım, delil toplama yetkisinin daha esnek kullanılabilmesi açısından önemlidir. (Bkz: CMK m. 135, m. 160, m. 161, sen.av.tr)