Bir af kanunu veya benzeri bir düzenleme, suç işleyen örgüt mensuplarının 'eve dönüş ve sosyal yaşama katılmalarını' öngörürken, bu kişilerin işledikleri suçlardan kaynaklanan ceza sorumluluğunun nasıl ortadan kalkacağına ilişkin bir hüküm içermiyorsa, bu durum nasıl bir hukuki boşluk veya sorun yaratır?
Bir düzenlemenin, suç işlediği iddia edilen örgüt mensuplarının sosyal hayata katılımını öngörürken, bu kişilerin mevcut veya gelecekteki ceza sorumluluklarına ilişkin hiçbir hüküm içermemesi, ciddi bir hukuki belirsizlik ve uygulama sorunu yaratır. Ceza sorumluluğu ancak kanunda açıkça belirtilen yollarla (af, zamanaşımı, ölüm vb.) ortadan kalkar. Eğer kanun, bu kişilerin işledikleri suçlardan (cinayet, yaralama, bombalama vb.) dolayı yargılanmayacaklarını, haklarındaki soruşturma ve kovuşturmaların düşeceğini veya verilmiş cezaların infaz edilmeyeceğini açıkça düzenlemiyorsa, bu kişilerin hukuki statüleri belirsiz kalır. Bu durum, hem 'eve dönen' kişiler için sürekli bir yargılanma tehdidi altında yaşamaları anlamına gelir (hukuki güvenlik hakkının ihlali), hem de mağdurlar ve toplum açısından adaletin tecelli etmediği algısına yol açar. Metindeki eleştiriye göre, bu tür bir düzenleme, çözüm sürecinin en önemli ayaklarından biri olan ceza sorumluluğu meselesini havada bırakarak, sürecin hukuki temelini zayıflatır ve gelecekteki siyasi konjonktüre göre farklı uygulamalara kapı aralar. (Bkz: sen.av.tr - 'affa-dogru' makalesi)