Kısıtlı bir kişinin vasi aracılığıyla dava açabilmesi için, vesayet makamından 'husumete izin' kararı alınması zorunlu mudur? Bu iznin alınmaması durumunda, mahkemenin bu usuli eksikliği nasıl gidermesi gerekir? İzin alınmadan davanın esasına girilerek karar verilmesinin hukuki sonucu nedir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #152829

Evet, Türk Medeni Kanunu'nun 462/8. maddesi uyarınca, vasinin vesayet altındaki kişi adına 'dava açma' gibi önemli işlemleri yapabilmesi için vesayet makamından (Sulh Hukuk Mahkemesi) izin alması zorunludur. Bu izin, 'husumete izin' olarak adlandırılır. Bu izin, dava ehliyetiyle ilgili bir şarttır ve mahkemece re'sen gözetilir. Metindeki Yargıtay 16. Hukuk Dairesi'nin 2016/2538 E. sayılı kararında belirtildiği gibi, mahkeme, vasinin husumete izin kararı almadığını tespit ederse, HMK m. 52 ve 54 hükümleri gereğince vasiye bu izni alması için uygun bir süre vermelidir. Vasi bu süre içinde izin için başvurursa, vesayet makamının kararı beklenir. Bu usuli eksiklik giderilmeden davanın esasına girilerek hüküm kurulması, usul ve yasaya aykırıdır ve Yargıtay için bir bozma nedenidir. Karar, bu eksiklik nedeniyle bozulur ve eksikliğin giderilmesi için dosya yerel mahkemeye geri gönderilir. (Bkz: TMK m. 462/8, HMK m. 52, m. 54, Yargıtay 16. HD E. 2016/2538, K. 2017/1554, barandogan.av.tr)