Bir ceza davasında, ticareti sicilinden kaydı silinerek tüzel kişiliği sona ermiş bir limited şirkete husumet yöneltilmesi mümkün müdür? HMK m. 52 ve 54 çerçevesinde, mahkemenin bu durumda izlemesi gereken usul nedir? 'Şirketin ihyası' kavramını açıklayınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #152828

Tüzel kişiliği ticaret sicilinden silinerek (terkin edilerek) sona ermiş bir şirketin dava ehliyeti (taraf ehliyeti) kalmaz. Bu nedenle, kural olarak böyle bir şirkete doğrudan husumet yöneltilemez. Ancak, şirketin tasfiyesi sırasında hukuka aykırı bir işlem yapılmışsa veya şirketin hak ve borçları tam olarak tasfiye edilmemişse, şirketin yeniden canlandırılması gerekebilir. Bu işleme 'şirketin ihyası' denir. Metinde yer alan Yargıtay 21. Hukuk Dairesi'nin 2016/14338 E. sayılı kararına göre, mahkemenin bu durumda izlemesi gereken usul şöyledir: Mahkeme, davacı tarafa, tüzel kişiliği sona eren şirketin ihyası için görevli Asliye Ticaret Mahkemesi'nde, tasfiye memuru ve Ticaret Sicil Müdürlüğü'ne husumet yönelterek ayrı bir 'ihya davası' açması için HMK m. 52 ve 54 uyarınca uygun ve kesin bir süre vermelidir. Davacı bu süre içinde ihya davası açarsa, bu davanın sonucu beklenmelidir. Şirketin ihyasına karar verilmesi halinde, yeniden tüzel kişilik kazanan şirkete usulüne uygun tebligat yapılarak taraf teşkili sağlanır ve davaya ondan sonra devam edilir. İhya davası açılmaz veya reddedilirse, mevcut dava taraf sıfatı yokluğundan (husumet yönünden) reddedilir. (Bkz: HMK m. 52, HMK m. 54, Yargıtay 21. HD E. 2016/14338, K. 2017/2159, barandogan.av.tr)