Sanığın, tek bir eylemle mağdura hem cinsel amaçlı müstehcen sözler söylemesi (cinsel taciz) hem de bu eylemi ısrarlı telefon aramalarıyla gerçekleştirmesi (kişilerin huzur ve sükununu bozma) durumunda, ceza hukuku sorumluluğu nasıl belirlenir? Fikri içtima kuralları bu durumda nasıl uygulanır?
Sanığın tek bir fiille birden fazla farklı suçun oluşmasına neden olması durumu, TCK m. 44'te düzenlenen fikri içtima (farklı neviden fikri içtima) kapsamında değerlendirilir. Metinde yer alan Yargıtay 14. Ceza Dairesi'nin 2015/10201 sayılı kararına göre, sanığın mağdureyi ısrarla arayarak cinsel amaçlı müstehcen sözler söylemesi, hem TCK m. 105'teki cinsel taciz suçunu hem de TCK m. 123'teki kişilerin huzur ve sükununu bozma suçunu oluşturur. Fikri içtima kuralı gereğince, bu durumda faile her bir suçtan ayrı ayrı ceza verilmez. Bunun yerine, işlenen suçlardan en ağır cezayı gerektiren suç hangisi ise, fail sadece o suçtan cezalandırılır. Cinsel taciz suçunun temel ceza alt ve üst sınırları (TCK m. 105), kişilerin huzur ve sükununu bozma suçunun cezasından (TCK m. 123) daha ağır olduğu için, fail sadece cinsel taciz suçundan cezalandırılmalıdır. Kişilerin huzur ve sükununu bozma suçundan ayrıca ceza tayin edilmesi hukuka aykırı olacaktır. (Bkz: TCK m. 44, TCK m. 105, TCK m. 123, barandogan.av.tr)