Bir kimsenin, kendisinden ayrılan eski sevgilisine barışmak amacıyla ısrarla telefon etmesi veya mesaj göndermesi, TCK m. 123'te düzenlenen kişilerin huzur ve sükununu bozma suçunun manevi unsurunu oluşturur mu? Bu suçun oluşumu için aranan 'özel kast' nedir?
TCK m. 123'te düzenlenen kişilerin huzur ve sükununu bozma suçunun manevi unsuru, 'sırf huzur ve sükununu bozmak maksadıyla' hareket etmektir. Bu, suçun oluşumu için genel kastın yeterli olmadığını, failde özel bir kastın (saikin) bulunması gerektiğini gösterir. Failin amacının, başka bir meşru amaç (alacağını istemek, barışmak, haberleşmek vb.) olmaksızın, sadece mağduru rahatsız etmek, onun iç huzurunu bozmak olması gerekir. Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 2018/45 sayılı kararında ve diğer Daire kararlarında bu özel kast vurgulanmıştır. Dolayısıyla, sanığın kendisinden ayrılan katılanla 'barışmak maksadıyla' mesaj göndermesi veya telefon etmesi, eğer eylemin tek amacı bu ise, 'sırf huzur ve sükunu bozma' özel kastını taşımadığı için TCK m. 123'teki suçu oluşturmayabilir. Ancak, barışma isteği bir bahane olarak kullanılıyor ve eylemlerin niteliği (tehdit, hakaret içermesi, gece yarısı sürekli tekrarlanması vb.) asıl amacın rahatsızlık vermek olduğunu gösteriyorsa, bu durumda özel kastın varlığı kabul edilebilir. Her somut olay, failin dış dünyaya yansıyan hareketlerinden ve olayın bütününden hareketle ayrı ayrı değerlendirilmelidir. (Yargıtay 4. Ceza Dairesi - Karar: 2016/9234, barandogan.av.tr)