TCK m. 123'te düzenlenen kişilerin huzur ve sükununu bozma suçunun oluşumu için aranan 'ısrar' unsurunu açıklayınız. Bu unsurun varlığı her somut olayda nasıl değerlendirilir? Sanığın mağduru birden çok kez aramasının, zincirleme suç (TCK m. 43) kapsamında ayrıca bir ceza artırımına neden olması mümkün müdür?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #152813

Kişilerin huzur ve sükununu bozma suçunun (TCK m. 123) oluşabilmesi için kanunda sayılan seçimlik hareketlerin (telefon etme, gürültü yapma vb.) 'ısrarla' yapılması gerekir. Israr, eylemin tek bir kez yapılmasının yeterli olmadığını, belirli bir süreklilik ve tekrarlanma içermesi gerektiğini ifade eder. Yargıtay'a göre, ısrarın oluşup oluşmadığına ilişkin kesin bir sayı vermek mümkün değildir; her olayın kendi özellikleri içinde değerlendirilmesi gerekir. Aramaların sayısı, süresi, yapıldığı zaman dilimi (örneğin gece vakti olması), taraflar arasındaki ilişki ve mağdurun rahatsızlığını belirtmesine rağmen eylemin devam etmesi gibi faktörler bu değerlendirmede rol oynar. Ancak en az iki kez arama veya mesaj olması gerektiği kabul edilmektedir. Önemli bir nokta, 'ısrar' unsurunun bu suçun temel maddi unsuru olmasıdır. Bu nedenle, sanığın mağduru ısrarla yani birden çok kez araması veya mesaj atması, suçun zaten oluşmasını sağlayan bir unsurdur. Dolayısıyla bu durum, TCK m. 43'te düzenlenen zincirleme suç hükümlerinin uygulanarak cezanın ayrıca artırılmasına neden olmaz. Zincirleme suçun uygulanabilmesi için, suçun temel unsuru dışında, farklı zamanlarda aynı suç işleme kararıyla birden fazla suçun işlenmesi gerekir. Burada ise ısrar, suçun kendisini oluşturmaktadır. (Yargıtay 14. Ceza Dairesi - Karar: 2015/24571, barandogan.av.tr)