TCK m. 102'de düzenlenen cinsel saldırı suçunda 'sarkıntılık' ve 'basit cinsel saldırı' arasındaki temel ayrım nedir? Yargıtay'ın bu iki fiili birbirinden ayırırken kullandığı 'ani ve kesintili eylem' ile 'belli bir yoğunluk ve süreklilik' kriterlerini, metinde verilen örnekler üzerinden açıklayınız.
TCK m. 102/1'de düzenlenen sarkıntılık ve basit cinsel saldırı arasındaki temel ayrım, cinsel davranışın niteliği, süresi ve yoğunluğuna dayanmaktadır. Her ikisi de cinsel ilişki boyutuna varmayan bedensel temas içerir. Ancak Yargıtay içtihatlarına ve metindeki açıklamalara göre; 'Sarkıntılık' (TCK 102/1, 2. cümle), ani, kesik ve süreklilik arz etmeyen cinsel temaslardır. Örnek olarak, sokakta yürüyen mağdurun kalçasını ani bir hareketle sıkmak, kısa süreli bir öpme, elini dokundurup çekme gibi eylemler sarkıntılık olarak kabul edilir. Eylem kesintili ve anlıktır. 'Basit Cinsel Saldırı' (TCK 102/1, 1. cümle) ise, sarkıntılığa göre daha yoğun, devamlılık ve süreklilik arz eden cinsel davranışları ifade eder. Örneğin, mağduru bir süre tutarak öpmeye devam etmek, vücudunu okşamak gibi eylemler basit cinsel saldırı suçunu oluşturur. Eylemde ani ve kesintili olmanın ötesinde, cinsel saldırının devam ettirildiği bir süreç söz konusudur. Bu ayrım, verilecek cezanın miktarını doğrudan etkilemektedir; sarkıntılığın cezası (2 yıldan 5 yıla kadar hapis) basit cinsel saldırının cezasından (5 yıldan 10 yıla kadar hapis) daha azdır. (Bkz: TCK m. 102, or.av.tr)